overlay

8 Mayıs Dünya Talasemi Günü

facebook.jpg   twetter.png  instagram.jpg                                                          8 Mayıs Dünya Talasemi Günü.jpg
Ülkemizde önemli halk sağlığı sorunlarından biri Talasemi (Akdeniz Anemisi)’dir. Talasemi genetik geçişli bir hastalık olduğundan; taşıyıcı olan anne ve babalardan çocuklara geçebilmektedir. Ülkemizde akraba evliliklerinin fazla olması Talasemi’nin görülme sıklığını arttırmaktadır. Talasemi taşıyıcısı olan anne ve babanın her doğumda, hasta çocuk sahibi olma ihtimali % 25’dir. Bu nedenle; her yıl ülkemizde taşıyıcı sıklığına göre, 300 - 400 hasta çocuğun dünyaya gelmesi beklenmektedir. Bu tür genetik hastalıkları önlemede en etkili yöntem; hasta çocuk doğumunun önlenmesidir. Evlilik öncesi Talasemi testi ve doğum öncesi tanı çok önemlidir. Evlilik öncesi Talasemi Testi yapmaktaki amaç, evlenmeyi engellemek değil, taşıyıcıları saptayıp, hasta çocukların doğmasını engellemektir. Antalya’da hasta ve taşıyıcı sıklığı nedeni ile 15.03.2002 tarihli İl Hıfzısıhha Kurulu kararı ile evlilik öncesi testler zorunlu kılınmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından 24.10.2002 tarihinde Kalıtsal Kan Hastalıkları Yönetmeliği yayınlanarak Talasemi’nin de içinde bulunduğu kalıtsal kan hastalıklarını önleyebilmek için “Hemoglobinopati Kontrol Programı” başlatılmış ve “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” olarak 01/11/2018 tarihinden itibaren 81 ilde uygulanmaya konulmuştur. İlimizde de evlilik öncesi çiftlerin, sağlık kontrolleri ve tarama testleri yapılarak kişilere bilgilendirme yapılmakta, genetik danışmanlık ve prenatal tanı alması gereken çiftler ilgili merkezlere yönlendirilmektedir.

            Talasemi hastaları ve aileleri için zorlu bir tedavi süreci söz konusudur. Hastalarda yorgunluk, iştahsızlık ve solgunluk mevcuttur. Tedavi edilmediği takdirde vücutta gelişme geriliği, karaciğer ve dalak büyümesine bağlı olarak karın şişliği ve yüz kemiklerinde şekil bozukluğu ortaya çıkar. Hastalar, çocukluk döneminde ortaya çıkan şiddetli anemi nedeniyle tüm yaşamları süresince her 3- 4 haftada bir kan transfüzyonuna ve demir atılımını sağlayabilmek amacıyla tedaviye gereksinim duyarlar.

            Bu kapsamda Talasemi ve diğer kalıtsal kan hastalıklarının önemini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak adına, 1993 yılından bu yana tüm dünyada 8 Mayıs “Dünya Talasemi Günü” olarak anılmaktadır.

             Her yıl ülkemizde yüzlerce hastalıklı çocuk dünyaya gelmesini engellemek için Bakanlığımız tarafından yürürlüğe konan “Kalıtsal Kan Hastalıkları Kontrol Programı” nın temel amaçları;

  • Toplum taraması,
  • Genetik danışma  (Rehberlik),
  • Doğum öncesi tanı yöntemlerini kullanarak Talasemi ve Anormal Hemoglobin Hastası doğumunun uygun strateji ile önlenmesi,
  • Mevcut Kalıtsal Kan Hastalarının yaşam sürelerinin uzatılması ve yaşam kalitelerinin artırılmasıdır.

Sonuç olarak;

·  Talasemi evliliğe engel değildir.

·  Talasemi taşıyıcılığı bulaşıcı değildir. Temasla ya da başka bir şekilde bulaşmaz.

·  Talasemi taşıyıcılığı kalıtsal bir özelliktir. Talasemi’nin çeşitli tipleri anne ya da babadan genler yoluyla çocuğa aktarılır.

·  Taşıyıcı çiftler, gebelik öncesi tanı yöntemleri kullanılarak sağlıklı bir bebek sahibi olabilirler.

·  Talasemi önlenebilir bir hastalıktır.